sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Şubat 2016 Salı
İletişim konusunda Giyim Tarzı'nın Önemi Ve ANLATTIKLARI
Kıyafetler, insanların psikolojilerini ele veren unsurlardır.
Karakter özelliklerinin de etkili olduğu giyinme unsurlarında, girişken mi, çekingen mi, hareketli mi,
gergin bir kişilik mi, buna benzer durumları ortaya çıkmaktadır.
Kıyafetler bizim yerimize konuşmakta, en gizli sırları ortaya koymaktadır.
Kıyafetler, insanların bizlere baktığında verdiği ilk yargıyı oldukça önemli derecede etkilemektedir.
Bu şekilde görsel bir iletişim aracı olarak açığa çıkmaktadır.
İnsanlar, karşılarındaki kişilerin giyimleriyle karakterlerinin örtüştüğünü,
ya da kişi karakter ve zevklerine göre giyim kuşamına yön verdiğini düşünürler.
Bu, reel bir yargı olmamakla birlikte, yaşanan ve öğrenilen şartlanmalarla açığa çıkan yargılar olduğu unutulmamalıdır.
Bu durumlar biz insanları yanlış yönlendirmelere ve yargılara yönlendirebilirken, bir yandan da zaman zaman içgüdüsel olarak
doğruluk payı olabileceği durumlar olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Kıyafetler, bazı noktalarda iletişim aracı olarak kullanılır.
Örneğin, değerlerimiz konusunda yönlendirici bir unsur olabilmektedir.
Örneğin, iş görüşmesine giden bir kadının eteğinin boyuyla veya muhafazakâr bir giyim tarzıyla,
kişiler üzerinde zihnimiz bir yargıya varmaktadır.
Daha sonrasında, o kişinin hayattaki görevi üzerinde bir yargı oluşturmamızı sağlamaktadır.
Örneğin, öğrenci mi, iş kadını mı, ev hanımı mı gibi yargılar oluştururuz.
Bunların sonucunda da, yine zihnimiz, karşımızdaki insanın iş hayatında nasıl bir duruşu olduğuna veyahut sosyal açıdan nasıl
bir çevreye sahip olduğuna dair bir izlenim oluşturmaktadır.
Her daim topuklu ayakkabılara sahip olan ve saçları her zaman yapılı bir kadının, bazılarına göre oldukça bakımlı ve feminen
bir yapısı olduğu, bazılarına göre kasıntı ve her daim tetikte tertip düzenli bir kadın olduğu izlenimi yaratabilir.
Buna takiben, at kuyruğu yapılmış saçlara sahip bir kadın, rahatlığından ödün vermeyen bir kot, ayağında son derece rahat
görünen bir spor ayakkabı, örneğin askılı bir tişört giymişse, rahatına düşkün,
askılı giydiği için çok muhafazakâr olmadığı görüşüne varırız.
Bununla birlikte, ya çalışan ama tatilde olan bir kadın,
ya öğrenci ya da çalışmayan ev hanımı bir insan olduğu kanaatine varırız.
Kırışık, ütüsüz, özensiz giyimli birini gördüğümüzde, hayatıyla ilgili detaylara takılmayan ve birçok şeyi önemsemeyen bir insan
olduğunu düşünürüz.
Ama bunun aksine, tamamen marka giyinmiş ve bu markaları başkalarının gözünün önünde olacak şekilde gösteren kişilerin
ise, kendilerine özgüvensiz ve maddiyatla saygınlık kazanmaya çalışan bir kişi olduğuna karar veririz.
Bir iş görüşmesinde çok dikkat çekici ve parlak bir kravat takan bir bey için,
dikkatleri üzerinde toplamaya ihtiyacı olan biri olduğu şeklinde yorumlarız.
Erkeklerin, özellikle iş açısından oldukça önemsedikleri kravat, saygınlığı ve özeni temsil etmektedir.
Sorumluluk sahibi bir insan olduğu izlenimi yaratan kravat,
insanların bakış açıları yönünden itibar oluşturmasıyla dikkat çekmektedir.
Belki de bu nedenledir ki, özel gecelerde şık beyler kravatlarını düzgün bir şekilde bağlayarak daha özgüvenli bakarlar veyahut
önemli bir iş görüşmesi açısından takım elbisenin kesinlikle vazgeçilmez en önemli aksesuarını oluşturur.
Kıyafetlerin tarzlar kadar, renkleri de oldukça önemli bir konu teşkil etmektedir.
Örneğin bir iş kadınını göz önünde canlandıralım.
İki kadın ve aynı kademede yönetici olsunlar.
Her koşulda birbirlerine üstünlükleri olmayan iki insan.
Aynı takım elbiseyi giymişler, her şeyleriyle aynı görünüyorlar,
fakat biri siyah klasik rengi tercih ederken diğeri aynı takımın bordo rengini giymeyi tercih ediyor.
İki kadın arasında zihnimiz bir yargı oluştururken şu şekilde çalışır; biri siyah giyerek klasik görünümlü ve daha güven verici
bir kadın izlenimindedir, diğeri ise, farklı olmayı seven,
dikkatleri üzerine çekmeyi seven ve baskın bir karakterdeki kadın izlenimindedir.
Ve bu yargıları, o kadınları hayatında ilk defa görmüş ve hiç tanımayan biri,
gördüğü anda zihninin çalışmasıyla birlikte, o anda yargıları oluşturur.
Renkler, bazen yetişme tarzlarını, insanların ruh hallerini, çalışılan sektörü bile anlatabilmektedir.
Sektörlerden bahsederken, insanların çalıştıkları sektörler de giyim kuşamlarını etkilemekte son derece önemlidir.
Örneğin, klasik giyimli ve alışılagelmiş bir takım elbise içinde sizinle gelen bir tasarımcı için,
önce kendi için bir farklılık oluşturması gerekmez miydi yargısını kurarız zihnimizde.
Tabi ki her tasarımcı uçuk kaçık olmak zorunda değildir,
fakat yine de bir farklılık ortaya koyması ve karşısındaki insanı cezbetmesi gerekir.
Veya, çok önemli bir iş görüşmesine giden bir insanı gördüğümüzde,
yırtık moda bir kot ve tişörtle gittiğini hayal ettiğinizde, yeterince özenli ve işi odaklı bir insan olmadığı izlenimine kapılırız.
Hangi sektörde çalışılacaksa ona uygun giyim, en doğru sonucu ve bununla birlikte başarıyı getirir.
Mesleğe ve ortamına göre klasik mi giyinilmeli, yoksa sporcu bir kişilik olarak mı gösterilmeli,
vermek istenilen mesaj otoriter mi, uyumlu mu,
değişimlere açığım mı olduğuna karar verilmeli ve ona göre tercihler yapılmalıdır.
Bu şekilde, kıyafetler veya aksesuarların başarıları desteklediği de yaşanan birçok örnekle gösterilmiştir.
Eğer kıyafetlerin ne demek istediğini bilirsek, doğru ve hedef noktaya ulaşmakta kolaylık sağlayacağı aşikârdır._________________________________________
* ""FACEBOOK
* ""TWITTER
* ""
Etiketler:
+18,
arda turan,
baskın,
cem yılmaz,
frikik,
futbol,
gerdek,
justin bieber,
Kıyafet,
komedi,
moda,
pkk,
polis,
sinema,
siyaset,
şehit,
terör,
uyuşturucu,
yemek
Cezai ehliyeti olmayan "Katil Şizofren"
iki çift yeni evlenip balayına giderken yolları ıssız bir dağdan geçer. Hava kapkaranlık o gece ışık yok,ses yok sadece çiftin arabasının yanan farları ve arabanın teyibinde çalan garip bir radyo istasyonu eşlik ediyordu onlara . Bu sesizlik çiftin balayı heyecanı ile sohbetlere dökülüyor ve mutlu bir şekilde yolda ilerlerlerken birden tekerlek patlıyor.arabayı bir kenara çekiyor ve genç adam karısına arbada oturmasını,dışarının soğuk olduğunu söylüyor ve arabada kalmasını tembihliyor.adam o alaca karanlıkta bagajdan takım aletlerini alarak tekerleği bir gayret ile değiştirmeye çalışıyor.karısı arabnın içinde yarı uykuya daldığı anda arabanın üstünde garip darbe sesleri geldiğini farkediyor ama aldırmıyor.kocasının lastik değiştirdiğini zannetip sesin o bakımdan çıktığını sanarak uykusuna devam ediyor.
işte o an.işte o dehşet an.
kadın uyandığında sabah olmuş ve arabanın içinde etrafında 2-3 tane polisin olduğunu görmüş.hemen arabadan çıkıp polise sormuş:
-memur bey burda ne oldu neden arabamızın etrafında toplandınız eşim nerde? dedi
polis ise:
-hanımefendi malesef eşinizi kaybettik.dedi
kadın:
-ama nasıl olur eşim arabanın tekerleğini değiştirmek için dışarıya çıktı
polis üzücü bir şekilde anlatarak:
-malesef kocanız öldü.anlatması çok zor ama yıllardır burada yaşayan bir akıl hastası(şizofren) bir adam tarafından boğazı kesilerek öldürüldü.ve arabanızın üstüne çıkıp kocanızın kopmuş kafasını tutarak sert darbeler ile arabaya vurmuş.
kadın bu olanlara inananamayarak uyumadan önceki arabanın tepesinden gelen darbe sesleri aklına gelmiş ve şok olmuş............
(Olay Sinop Türkeli'de Yaşanmıştır)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)